Amerika'daki Türklerin Sesi -
$ DOLAR → Alış: 4,03 / Satış: 4,05
€ EURO → Alış: 4,96 / Satış: 4,98

4 Asırdır Devam Eden Vefa Boza’sı Amerika’da

4 Asırdır Devam Eden Vefa Boza’sı Amerika’da
Reklam

4 Asırdır Devam Eden Vefa Boza’sı Amerika’da

Turk Usa Newspaper

Everest Import Export Inc. Amerika’da bir ilki gerçekleştirerek ünlü tarihi içeceğimiz Boza’yı ünlü üreticisinde Vefa Bozasını Amerika ’ya getirerek vatandaşlarımızın memleket hasretini bu soğuk kış günlerinde az da olsa hafifletti.

Özellikle kış gecelerinin vazgeçilmezi, Türk yeme-içme kültürünün önemli içeceği olan Boza Amerika’da ilk distributorlerinin bolgelerinde  Shefs Steaks Market ve Nazar Marketleri olduğu belirtildi.

Lezzetinin sırrı, yapımında kullanılan kumdarısının irmiğinde. Bozanın içindeki nişasta da farklı. Vefa Bozası içinde A, E ve B vitaminlerinin dört türünü barındırıyor belirtiliyor.

Everest Import Export Inc. Amerika’da bir ilki gerçekleştirerek ünlü tarihi içeceğimiz Boza’yı  ünlü üreticisinde Vefa Bozasını Amerika ’ya getirerek vatandaşlarımızın memleket hasretini bu soğuk kış günlerinde az da olsa hafifletti.

Firma kurucu ortaklarından Vedat Çağlar, İsviçre’de de faaliyet gösteren firmalarının özel ve aynı zamanda kültürel sorumluluk bilinciyle milli gıdalarımızı ve değerlerimizi Amerika’ya getirmeye devam edeceklerini söyledi. Ayrıca  sadece dağıtımını değil aynı zamanda Amerika’da tüm Amerika’lıların da seveceği sağlıklı bir içecek olarak lanse edecek önemli proje girişimlerinin olduğunu ve partnerleri Vefa Baza’sı ile bunu gerçekleştirmek istediklerini söyledi.

Amerika’da Vefa Bozası’nda talep patlaması yaşanıyor

Vatandaşların Bozaya yoğun ilgi gösterdikleri belirtildi. Amerika’da bölgesel olarak distribütörlük verilen ilk distribütörlerinin bölgelerinde Shefs Steaks Market Şefik Günaydın ve Nazar Marketler Yusuf Avcı, olduğu belirtildi.

KIŞIN PRENSİ BOZA

Tarihi sekiz-dokuz bin yıl öncesine kadar giden boza kış aylarının sıcak olmasa da baş tacı içeceğidir. Bazı araştırmalara göre Orta Asya’da üretilip göçerler vasıtasıyla Anadolu’ya ve yakın çevresine yayıldığı söylenen bozanın günümüzdeki adı Farsçada darı anlamına gelen “buze” kelimesinden gelir.

Tarihi Vefa Boza’sı, genelde kış aylarında tüketilir. Bozanın mevsimi 15 Eylül- 15 Mayıs arası tarihlerinde tüketildiği belirtiliyor

Kış demek boza demek, akşam olunca sokaktan geçen bozacı demek. Akla gelen ilk adres de elbette İstanbul Vefa Bozacısı. Markaya adını veren semtte bulunuyor. 135 yıldır aynı yer ve aynı doğallıkta satılan Boza artık Amerika’da tezgahları süsleyecek.

Boza nedir, faydalari ve tarihcesi;

Boza nedir?

Boza, darı irmiği, su ve şekerden üretilen bir kış içeceğidir. Bilinen en eski Türk içeceklerinden biridir. Günümüzde eski Osmanlı coğrafyası ile Orta Asya coğrafyasının bazı kısımlarında yapılıp tüketilir. Balkan coğrafyasından Türkiye, Kosuva, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Karadağ, Sırbistan, Romanya, gibi ülkelerde ve Asya’dan Kazakistan, Kırgızistan kesimlerinde tüketilen bir içecek türü olduğu bilinmekte.

Boza, genelde kış aylarında tüketiliyor. Bozanın mevsimi 15 Eylül-15 Mayıs arasında sokaklarda rahatca satılıdığı belirtiliyor.biliniyor

 

Boza Faydaları:

• A, B6, B12, C ve E vitaminleri içerir.

• Çocuk emziren kadınların süt yapmasını sağlar.

• Enerji vericidir. 1 Litresi yaklaşık 1000 kalori içerdiğinden, fiziksel aktivite gerektiren işlerde çalışan ve yüksek kalori diyetine ihtiyacı olan kişilere önerilmektedir.

• Birçok besin öğesini içerdiğinden dolayı “sıvı ekmek” olarak da adlandırılmaktadır.

• İçeriğindeki aktif mayalar ve laktik asit bakterileri probiyotik etki gösterir.

• Bozanın yapısındaki laktik asit, barsak florasını düzenleyici özellikte ve mide bezlerinin faaliyetine olumlu etki sağlamaktadır.

• Fermente besinlerle sindirim sistemine alınan laktik asit bakterileri, bağırsakta bulunan ve prokarsinojen maddeleri, karsinojen yapıya dönüştüren enzimlerin aktivitesinde azalma sağlaması sebebiyle insan sağlığı açısından önem taşır. Laktik asit bakterileri bağışıklık sistemini güçlendirir ve insan vücudunun patojenlere karşı direncini arttırır.

• Bozanın bir müddet bekledikten sonra üzerinde kabarcıklar oluşmaya başlaması ekşimiş olduğu manasına gelir.

• Bozanın hafif ekşimiş olanı, tatlı olanlarına nazaran laktik asit bakımından daha zengindir.

• Soğuk olarak ve üstüne tarçın serperek içilmesi tavsiye ediliyor.

• +4 derecede muhafaza edildiği takdirde bozanın ömrü sene ile ölçülebilir. Ayrıca boza beklediği için toksik olmaz. Sadece ekşir, köpürür.

• Ülkemizde genel olarak darıdan yapılan boza, arpa, mısır, buğday kullanılarak da yapılmaktadır.

Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Uslu, ortaya ilk çıkışı 8-9 bin yıl önce Mezopotamya’ya dayanan bozanın, Türklerin göçleriyle dünyaya yayıldığını belirterek, “Boza, bu nedenle Türk içeceği olarak bilinmektedir. Faydaları saymakla bitmeyen bozanın tüketimi, maalesef geçmişe oranla günümüzde iyice azalmıştır” dedi.

BAĞIRSAK FLORASINI DÜZENLİYOR

Mayalı ve gıda bakterilerinin yaşadığı bir içecek olan bozada, mayalama esnasında son derece kıymetli ender gıda maddelerinin yanı sıra laktik asit, nikotinik asit gibi son derece kıymetli asitler üretildiğini ifade eden Uslu, şöyle devam etti:

“Zengin karbonhidrat, protein ve B vitamini içeriği nedeniyle halsizlik çeken, enerji ihtiyacı fazla olan kişilerin ve sporcuların özellikle tüketmeleri gerekir. Boza, içerdiği laktik asit nedeniyle bağırsak florasını düzenleyici role sahiptir. Mide bezlerinin faaliyetlerini olumlu etkiler. Zihin açıcı ve sinirleri dinlendirici etkisi vardır. Öksürük tedavisinde de kullanıldığı bilinmektedir.”

“BOZANIN KANSER ÖNLEYİCİ ROLÜ ÇOK AZ BİLİNİYOR”

Uslu, bozanın içerdiği mayalar sayesinde emziren annelerde süt yapımını artırdığını vurgulayarak, “Bozada bulunan nikotinik asit kötü kolesterolü azaltıcı, iyi kolesterolü de artırıcı etkiye sahiptir. Bu sayede özellikle şeker hastaların kardiyovasküler riski azaltıcı kalp ve damar sağlığını koruyucu etkileri de yapılan çalışmalarda ispatlanmıştır” diye konuştu.

Bozanın kanser önleyici rolünün çok az bilindiğini dile getiren Uslu, şunları kaydetti:

“Son yıllarda yapılan araştırmalar, bozadaki nikotinik asitin kalp ve damar hastalığını önleyici etkilerinin yanı sıra başta deri kanseri olmak üzere her türlü kanseri önleyici etkileri olduğunu da göstermektedir. Bozanın içindeki nikotinik asit vücudumuzda, bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcı olarak işlev gören bir koenzim olan nikotinamit adenin dinükleotite (NAD) dönüşmektedir. NAD’nin de enerji metabolizmasını uyararak ve hasar görmüş DNA yapılarını onararak, derimizdeki yıpranmış hücreleri yenileyici özelliği sayesinde özellikle cilt kanseri vakalarını önleyici özelliği hatırdan çıkarılmamalıdır. Bozanın bu faydaları dikkate alınarak, kış aylarının bu güzel içeceğinden bol bol içmeli ve sevdiklerimize ikram etmeliyiz.”

Boza denince Vefa Bozasi!

Kuruluşu 1876 yılına dayanan tarihi Vefa Bozacısı boza denilince akla ilk gelen mekanların başında. Fatih’te yer alan Vefa Bozacısı aynı zamanda ülkemizin 100 yılı devirmiş markalarından biri. C,D,A ve E vitamini içeren bu mucize içecek soğuk algınlığı ve gripten koruyan bir etkiye sahip. Vefa Bozacısı’nın tarihi atmosferinde boza içmeye mutlaka gidin.

Hacı Sadık Bey (büyükbabamız),1870 yılında Arnavutluk Prizren’den İstanbul’a gelir. O yıllarda bozanın sulu kıvamlı, esmer renkli ve ekşi lezzetli biçimde, şehir halkından 200’e varan esnaf tarafından yapılıp satıldığını görür. O dönemde farklı bir yöntem dener ve bugünkü haliyle yani koyu kıvamlı, açık sarı renkli henüz yeni mayalanma kabarcıklarının oluştuğu andaki çok hafif ekşimsi lezzeti, bu markanın ilk imzası olur.

Evinin altında kendi imkanları ile ürettiği bozasını, altı yıl boyunca kış geceleri saray ve çevresinde, omzunda taşıdığı bakır güğümlerle dolaştırarak tanıtır. Her köşe başında sabırsızlıkla beklenen Hacı Sadık Bey, artan talep karşısında cesaretlenir. Zamanın saraylı, aristokrat aileleri ile bürokratlarının oturduğu İstanbul’un en mutena semtlerinden biri olan Vefa’da, 1876 yılının Eylül ayında boza ürününün dünyadaki ilk resmi ticarethanesini açar. Vefa semtinde açılan bozacının adı “Vefa Bozacısı” olarak belirlenir ve bu ata içeceği ürüne hem bir standart getirilir hem de bir meslek haline gelerek nesiller boyu devamlılığı sağlanır. Hacı Sadık Bey, çok fazla ilgi gören bu özel Türk içeceğinin kıvam ve lezzetini koruyabilmek için yıllar boyu bizzat kendisi üretir. Daha sonraki yıllarda, oğlu İsmail Hakkı Vefa’yı da yanına alarak Vefa Bozacısı üretimine beraber devam ederler.

Hacı Sadık Bey’le başlayan, bugün de 4. nesil aile fertleriyle devam eden boza üretimi, Türk standartları ve geleneksel damak tadı korunarak devam etmektedir.

KIŞIN SEMBOLU OLAN İÇECEK: BOZA VE BOZA’NIN TARİHİ

Türkler’de Boza

Malum kış devam ediyor ve biz de özellikle kış gecelerinin vazgeçilmezi, Türk yeme-içme kültürünün biricik içeceği olan Boza‘yı biraz daha derinlemesine incelemeye karar verdik. Düşünün ki bir içecek, İsa’dan önce 9000 yılında bile yapılıp içildiği iddia ediliyor ve günümüzde halen Türk yemek kültürünün önemli bir parçası…

Boza Türkçe’ye Farsça darı ezmesi anlamına gelen “buze” kelimesinden geçmiştir. Moğollarda ise boza “bodso” adıyla anılmaktadır. Arapça’da “maü’d-duhn” olarak geçer ve akdarı suyuanlamına gelmektedir. Genel olarak beyaz darıdan yapılan, yoğun kıvamlı, mayalı bir içecektir.

Tarihte ilk olarak İÖ 9000-8000 yıllarında Mezopotamya’da ya da Doğu Anadolu’da yapıldığı iddia edilmektedir. Ancak Yunan tarihçi Ksenophon (İÖ 430-355), İÖ 401 yılında Doğu Anadolu’da bozayapıldığından yazılı olarak söz eder. Orta Asya Türkleri tarafından 9.yy.’da içilmeye başlanmış olup oradan Kafkaslara ve Balkanlara yayıldığı söylenmektedir.

Boza Nasıl Yapılır?

Boza yapılırken, beyaz darı, değirmende çekilip, un haline getirilir. Elenerek kabukları ayrılır, sonra da biraz sulandırılarak kendi haline bırakılır. Bu haliyle serin ve hafif mayalanmış bir bulamacı andırır. Mayalanma sırasında karbondioksit açığa çıkar. Bu nedenle kabarcıklanma oluşur. Açığa çıkan karbondioksit ile mayamsı ekşi tadı ve kokusu, bozanın elzem miktarda da olsa (%1 ya da 2 ) alkol içerdiğinin kanıtıdır.

Bozacının Şahidi Şıracı

16.yy.’da iki tür bozanın varlığından bahsedilmektedir. Bunlardan ilki, içildiğinde insanı sarhoş edecek kadar alkol içeren ekşi bozaydı. Osmanlı’da içkinin yasak olduğu dönemlerde akşamcılar birkaç kadeh ekşi bozaiçerek sarhoş olmanın yolunu bulmuşlardı. Dilimizdeki “Bozacının şahidi şıracı” deyişi, bu ilişkiyi ifade eder.

16.yy.’da Şeyhülislam Ebussuud Efendi (1490-1574) bu akşamcıları görmüş olacak ki, islam dinine aykırı olduğu gerekçesiyle bozayı yasakladı. Bozanın satıldığı bozacıya gitmek de meyhaneye gitmekle aynı suç olarak sayıldı. Ama yine de diğer türü olan tatlı boza ise haram sayılmıyordu.

Esnaf-ı Bozacıyan

Evliya Çelebi’nin (1611-1685) Seyehatnamesi’nde “esnaf-ı bozacıyan” başlığı altında yer alan bilgiye göre 17.yy.’da İstanbul’da 300 dükkanda 1005 bozacı çalışmaktaydı. Yine aynı başlıkta başka bir boza çeşidi üreten esnaflara da yer verilmiştir. Bu esnaflar 40 dükkanda 105 kişi olarak çalışıp, Tekirdağ darısından süt gibi beyaz ve çok koyu bir boza elde ederlerdi. Yararlı olduğuna inanılan bu boza çeşidinin alkollü olmadığı bilinmektedir.

Eski İstanbul’un ünlü Vefa bozası, bir Arnavut olan Hacı Salih Bey tarafından 1870’lerde üretilmiş ve 1876’da onun kurduğu Vefa Bozacısı, günümüze dek varlığını korumayı başarmıştır.

Osmanlılar bozayı içine halis üzüm pekmezi katarak içerlerdi. Bozanın bir başka versiyonu da ekmekten yapılanı olup içine pekmez yerine şekerkonulurdu. Çok besleyici bir içicek olan bozanın fazla mayalanmış (ekşimiş) haline ve sarhoş edenine “mırmırık” denirdi. Sert mırmırık, içenlerde sarhoşluk etkisi yaptığından içki niyetine kullanılırdı. Rumeli’de Arnavutluk ve Sırbistan’da yaygındı. Arnavutluk’tan da İstanbul’a geçmiştir.

Sonuç olarak boza bir kış içeceği ve eğlenceliğidir. Bugüne kadar üzerine leblebi, tarçın, rendelenmiş muskat ve zencefil serpiştirilerek tüketildiği izlene gelmiştir.

Reklam
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ